Takıntı hastalığı","Titizlik hastalığı" ya da "Vesvese" gibi isimlerle tamımlanan Obsesif kompulsif bozukluk, psikiyatri literatüründe bozukluğun son derece sık olduğunu ortaya koyulmuştur." name="description" />
Türkçe Terapi

Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?

Obsesif Kompulsif Bozukluk (Takıntı Hastalığı) Nedir?
Online Psikolog | Türkçe Terapi Gökay Alpak
Doç. Dr. Gökay Alpak

08 Haziran 2018

Obsesif Kompülsif Bozukluk halk arasında "Takıntı hastalığı","Titizlik hastalığı" ya da "Vesvese" gibi isimlerle tamımlanan Obsesif kompulsif bozukluk, psikiyatri literatüründe bozukluğun son derece sık olduğunu ortaya koyulmuştur.


Hastalığın temel özelliği; obsesyon ve kompulsiyonlardır. Obsesyonlar (takıntılar); tekrarlayıcı ve zorlayıcı düşünceler, duygu, dürtü ve imgelerdir. Kompulsiyonlar (zorlantılar) ise; tekrarlayıcı obsesyonların yarattığı sıkıntıyı gidermek için gelişen davranışlar ya da zihinsel eylemlerdir. Obsesyonlar kişide gerginlik ortaya çıkarırken kompulsiyonlar bu olumsuz duyguların azalmasını sağlar.

Obsesif Kompülsif Bozukluk Görülme Sıklığı

Obsesif kompulsif bozukluğun toplumda görülme sıklığı yaklaşık % 2-3 tür. Yani kabaca her 40 kişiden birisinde görülebilmektedir. Kadın ve erkekte görülme sıklığı birbirine yakın olan hastalığın, başlama yaşı ortalama 20 civarındadır. Yapılan çalışmalar OKB’lilerin %30-50’sinde belirtilerin çocukluk çağında başladığını göstermiştir. Hatta 2 yaşında dahi başlayan vakalar olduğu bildirilmektedir. Obsesif hastalar, semptomların içeriğine ilişkin kaygılar nedeniyle (dinsel, cinsel) yanlış anlaşılacakları ya da damgalanacakları korkusu ile şikayetleri için çok uzun süre yardım aramazlar. Hastalığın başlaması ile ilk doktora gidiş arasında geçen zaman yaklaşık 7,5 yıl olarak saptanmıştır. Hastalığın ancak uzun yılar sonra doğru şekilde tespit edilebilmesi ve etkin tedavinin gecikmesi kişinin sosyal ve mesleki yaşamına büyük bir yük getirir. Araştırmalar OKB hastalarının çoğunun bekar olduğunu ortaya koymuştur. Genel olarak hastalığın yılar içinde artma-azalmalarla giden bir seyrinin olması, sosyal ve mesleki performansı etkilemesi, beraberinde kişilerarası sorunları da getirmektedir. Hastaların %26 sının çalışmadığı ve çoğunun sosyal yardım ile geçindiği saptanmıştır. OKB’nin kronik gidişli olması;sosyal ve mesleki yaşamı etkilemesi yanında topluma da çok ciddi bir sosyo-ekonomik maliyet yüklemektedir.

Obsesif Kompulsif Bozukluğun Nedenleri

Bu bozukluğa sebepleri tam olarak bilinmemektedir. Ancak bunu açıklamaya yönelik bazı varsayımlar mevcuttur.

Klinik özellikler 
Hastaların büyük çoğunluğunda hem obsesyon hem de kompulsiyon bulunur. Çok az bir kısmında ise yanlızca obsesyonlar görülür. Obsesif hastaların çoğu, temel şikayetlerini gizledikleri yada tedavi konusunda yeterince bilgiye sahip olmadıkları için hastalığın ikincil sonuçlarıyla ilgili olarak sıklıkla psikiyatrist olmayan hekimlere de başvururlar. 
Hastaların sıklıkla başvurduğu branşlar
  • Cildiye; Sık yıkanmaktan çatlamış, ülsere olmuş eller,
  • Aile Hekimliği; Aile bireylerinin aşırı yıkanma, sayma, kontrol etme kompülsiyonlarından şikayeti,
  • Dahiliye, Enfeksiyon Hastalıkları; AIDS korkusu sık sık test yaptırılması,
  • Nöroloji; Obsesif belirtilerin eşlik ettiği kafa travması, epilepsi, bazal gangilon hastalıkları,
  • Kadın Doğum; Aşırı yıkanma sonucu cinsel organlarda enfeksiyon, sistit,
  • Çocuk Hekimi; Ebeveyn çocuğun aşırı yıkanma davranışını dile getirebilir.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Belirtileri

Obsesif bozukluk tanısı koyabilmek için kişinin zihninden atamadığı saçma bulduğu takıntılarının,günlük yaşantısını etkileyecek boyutta olması (en az günde 1 saat), sosyal ve mesleki yaşamını bozması gerekmektedir. Hafif düzeyde görülen obsesif ve kompulsif belirtileri hastalık saymamak gerekir. Yapılan çalışmalar sağlıklı insanlarda da hastalara benzer obsesif düşüncelerin çok sık görüldüğünü göstermektedir. Obsesyonlar; benliğe yabancı, yineleyici ve ısrarcı düşünce,dürtü yada imgeler olarak yaşanır. Bunlar çoğu zaman hasta tarafından saçma ve mantık dışı olarak nitelendirilir. Obsesyonların yarattığı sıkıntı duygusunu gidermek için kişi kompulsif eylemlere başvurur. Bu eylemler kısa bir süre için kişinin huzursuzluğunu ortadan kaldırsa da, obsesif düşüncenin tekrar ortaya çıkması ile bu kompulsif eylemler tekrarlanır. Böylece kişi bir anlamda obsesyon-sıkıntı-kompulsiyon döngüsü içinde yaşamaya başlar. Bu döngü bozukluğun başlamasına ve sürmesine neden olmaktadır. Örneğin mikrop bulaşmasından kaygılanan kişi kirli saydığı kişi ya da yerlere temas ettiğinde yoğun sıkıntı duygusu yaşar. Bu sıkıntıyı gidermek için tekrar tekrar ellerini yakamak ya da kıyafetlerini temizlemek ihtiyacı duyar. Bu durumda sıkıntısını azaldığını gören kişi kirlilik obsesyonunu yeniden ortaya çıktığında bu bu temizlik davranışlarını tekrarlar. Bazen kişiler kendilerini kirlettiklerini düşündükleri durum ya da yerlerden kaçınarak da obsesyonların ortaya çıkardığı sıkıntıdan kurtulmaya çalışırlar.

Obsesif Kompulsif Bozukluk Çeşitleri

Hastaların çoğunda birden fazla obsesyon ve kompulsiyon mevcuttur. En yaygın görülen obsesyon bulaşma obsesyonudur. Bu hastalar kir ve mikrop bulaşmasından kaygı duyarlar. Bulaştığını düşündükleri şeylerden kurtulmak için aşırı yıkanma ve temizlenme davranışı gösterirler.

İkinci sıklıkla görülen Kuşku, emin olamama obsesyonudur. Unuttuğunu veye eksik bıraktığını düşündüğü şeylerin kendisine ve yakınlarına zarar vereceği düşüncesini yaşarlar. Bu kuşkularını gidermek için sıklıkla kontrol etme davranışlarına başvururlar. Örneğin hasta ocağı açık bırakarak yangına sebebiyet vereceği endişesiyle evden dışarı çıkarken uzun süren kontroller yapar.

Üçüncü sıklıkla görülen; düzen ya da simetri obsesyonudur. Kişi herşeyi düzgün ve simetrik yapma ihtiyacı duyar,en basit bir işe saatlerini harcayabilir. Örneğin; hasta yatağını tam ve düzgün toplamak için dakikalarını harcar. Örtünün simetrik olmaması, yoğun sıkıntı yaratır.

Dördüncü sıklıkla; saldırganlık ve cinsel obsesyonlar görülür. Bu obsesyonlar içerikleri itibarıyle kişide yoğun suçluluk yarattıklarından, hastalar düşünce içeriklerini başkalarına açmak konusunda isteksiz davranabilirler. Bu da tedavi için başvuruyu geciktirebilir. Örneğin; hasta çocuğuna kendisine ya da başka birisine zarar verebileceğini öldürebileceği boğabileceği ya da bıçkalyabileceğini düşünür ve sonrasında da sıklıkla kesici delici aletleri saklama ya da dua etme kompülsiyonuna başvurabilir. Cinsel obsesyonlara örnek vermek gerekirse; kişi karşısındaki birisinin cinsel oragnına bakabileceğini kalkıp karşıdaki kişiyi öpebileceğini ya da cinsel birliktelik teklif edebileceğini cinsel organları ya da başka uygunsuz yerlerini elleyebilceğini düşünür. Bu obsesyonun getirdiği sıkıntıyı gidermek için de hasta dua etme ya da bu gibi durumlarla karşılaştığında orayı terk etme gibi kompülsiyonlarla sıkıntısını azaltmaya çalışabilir.

Hastalarda dinsel obsesyonlar da görülmektedir. Kişi bunları Allah tarafından kendine verilen bir ceza olarak algılayabilir. Günahkar olduğu için bu tip kötü düşünceleri yaşadığına inanır. Örneğin;kutsal varlıkların isminin geçtiği durumlarda küfretme isteği duyma, Kuran’ı yer atma fikri, Allah ve diğer kutsallarla ilgili uygunsuz düşüncelerin aklına gelmesi,..vb.

Ayrıca hastalık obsesyonları (AIDS olma vs...) ve filozofik obsesyonlar (‘gök neden mavi’, ’neden iki gözümüz var’) da görülebilir.




Etiketler
Bir yorum yaz