Türkçe Terapi

Çocuğum Okula Başlıyor !

Çocukların okula başlaması her anne babayı gururlandırmakla birlikte endişe duygusunu da beraberinde getirir. Okula başlama yaşı kaç olmalı, hangi okula gitmeli, okula servisle mi gitmeli, biz mi götürmeliyiz, okula alışabilecek mi, okulu sevecek mi, arkadaşları ile anlaşabilecek mi vb bir çok soru ebeveynlerin zihnini meşgul etmektedir.


 Bu yazımda sizlere çocukların okula korku ve kaygı duymadan başlamalarını sağlamak için dikkat edilmesi gereken noktalardan bahsedeceğim.

Okula başlayacak olan çocuk heyecanlıdır elbet, ancak genellikle anne babalar çocuktan daha fazla heyecanlı ve streslidirler.
Doğduklarından itibaren günün çoğunu evinde geçiren çocuk anaokulu ve/ veya ilkokul dönemi ile birlikte evden ilk kez ayrılmaktadır.
Bu süreçte ebeveynlerin de belli bir miktar endişe duyması normaldir. Ancak bunu çocuğa yansıtmamak oldukça önemlidir. 

Çocuk ilk sosyal deneyimi yaşadığı ortam olan ailesinden ayrılıp, farklı kişilerle tanışacağı, sosyalleşip değerli bilgiler öğreneceği okul ortamına alışabilmesi için öncesinde çocuğu bu ortama hazırlamak gerekmektedir. 

Okul dönemi çocuğun ebeveyninden / bakım vereninden ayrılarak tek başına kaldığı ilk ortamlardan biridir. Bu sebeple çocuğun birincil ihtiyacı “güven”dir.
Erken çocukluk döneminde güven problemi yaşamayan, kendini rahat ifade edebilen, ayrılık kaygısı yaşamayan, duygularını ve isteklerini ifade edebilen çocuklar bu sürece daha kolay adapte olurlar. 

Çocuğun kendisini güvende hissetmesini sağlayacak bir diğer nokta da anne babanın kendi duydukları kaygıları çocuklarına yansıtmamalarıdır. Eğer anne babanın kaygı düzeyi yüksekse, çocuk bunu fark ettiğinde “ Demek ki burası güvenli bir yer değil, endişe edilmesi gerekiyor.” vb çıkarımda bulunarak kaygı duyabilir ve okula gitmek istemeyebilir.
Bu sebeple ebeveynler olarak hem kendi korkularımızı gözden geçirmemiz gerekmektedir, hem de bu kaygıları kontrol altında tutmak ve çocuğa yansıtmamak gerekmektedir. 


Okula Başlama Sürecinde Nelere Dikkat Edilmesi Gerekir?

  • Yukarıda da bahsettiğim gibi birinci önceliğimiz çocuğun güvende hissetmesini sağlamaktır. Bu sebeple anne baba olarak çocuğun ayrılık endişesi yaşamasına zemin hazırlamayacak şekilde  davranmaya özen göstermemiz gerekmektedir. Çocuğun evden ayrılışı karşısında biz kaygılı hisseder ve bunu çocuğa yansıtırsak, çocuk daha fazla kaygı duyacaktır, onun kaygılı oluşu bizi biraz daha fazla strese sokacaktır ve kısır döngü şeklinde ilerleyerek durum git gide zorlaşacaktır. Bu sebeple gerekli araştırmaları yapıp gereken önlemleri aldıktan sonra hem kaygımızı kontrol altına alabiliyor olmamız gerekmektedir, hem de çocuğa bu kaygıyı hissettirmemek gerekmektedir. 
  • Yapılan araştırmalar okul korkusu yaşayan çocukların çoğunun temelde anneye bağımlı, güvenli bağ kuramamış ve sağlıklı bir ayrışma süreci geçirememiş olduklarını ortaya koymaktadır. 
  • Okula başladığında kendi kendine yetebilmesi için daha öncesinden çocuğa yaşına ve kapasitesine uygun küçük sorumluklar verilmelidir. Ör: Tuvalete kendi kendine gidebilmek, ayakkabılarını bağlamak, kantine vb gittiğinde parayı tanımasını ve kaybetmeden küçük de olsa harcamalarını yapabilmek çocuğun kendine olan güvenini arttıracaktır.
  • Okul henüz başlamadan çocuğa okul ile ilgili bilgi verip, okul daha boşken okulu gezdirmek ve çocuğun aklına takılan soruları basit ve endişe uyandırmayacak şekilde cevaplamak faydalı olacaktır.
  • Okulda bir sorun yaşadığında ya da desteğe ihtiyaç duyduğunda öğretmeninden yardım isteyebileceğini anlatmak da çocuğu rahatlatacaktır. 

Peki, Okul Korkusu Nedir? 

  • Okul korkusunun temel nedeni genellikle anneden ayrılma endişesidir. Bu korku sırf çocuk kaynaklı değildir, aksine çoğunlukla annenin var olan kaygısının çocuğa yansımış halidir.
  • Çocuk evdekilerden ayrılıp okulda tek kaldığında kendi başına ya da ailesinin başına bir şey geleceği endişesini duymaktadır. Bu sebeple çocuğa okulun güvenli bir yer olduğunu anlatmak, desteğe ihtiyaç duyduğu anda da kimden yardım istemesi gerektiğini önceden öğretmek gerekmektedir.
  • Okula gitme saatinde huzursuzluk, okula gitmeyi reddetme, mide bulantısı, karın ağrısı, hafif ateş vb psikosomatik belirtiler görülebilmektedir. Bu şikayetleri gerçek rahatsızlıklardan ayırmak kolaydır çünkü genellikle okul saatinde ortaya çıkar ve sonrasında kendiliğinden geçerler. 
  • Genellikle kardeş doğumu sonrası okula gitmek durumunda kalan çocukta evden ayrılmayı protesto daha sık görülmektedir. 
  • Aile içi şiddetli geçimsizliğin olduğu ortamda büyüyen çocuklar evden ayrılma konusunda daha fazla endişe duymakta, kendileri evde yokken sevdiklerinin başına bir şey geleceği korkusunu yoğun bir şekilde yaşamaktadırlar. 
  • Aşırı koruyucu bir ortamda yetişmiş olan çocuklar da aynı şekilde daha fazla kaygı duymaya eğilimlidirler. 

Anne Babaya Notlar


  • Öncelikle okul dönemi gelmeden çocuğu bu sürece hazırlamak gerekmektedir. 
  • Çocuğun anaokuluna gitmiş olmasının bu sürece olumlu bir etkisi olacaktır. 
  • Ön şartlarımızdan birisi güvenli bir bağ kurulmuş olmasıdır.
  • Ilımlı ve güven verici bir aile ortamı sağlanmalıdır.
  • Aşırı koruyucu ya da katı kuralları olan otoriter anne baba tutumu yerine demokratik anne baba tutumunu benimseyip çocukla duygularını, isteklerini ve kuralları konuşabilmek gerekmektedir. 
  • Okul öncesi dönem öncesinde de çocuğa yaşına ve kapasitesine uygun sorumluluklar vermek gerekmektedir. Böylece okula başladığında hem temel ihtiyaçlarını kendi karşılayabilecek  hem de sorumluluk bilinci gelişmiş olacaktır. 
  • Okul korkusu yaşayan çocuğa kesinlikle suçlayıcı bir tavırla yaklaşmamak gerekmektedir. 
  • Onu endişelendiren şeyin temelde ne olduğunu bulmak son derece önemlidir. 
  • Eğer çocuğun okula gitme korkusunun altında yatan sebep huzursuz aile ortamından kaynaklanıyorsa bunu acil olarak gidermek, gerekirse yardım alarak aile içi huzuru sağlamak okul korkusunu azaltacaktır. 
  • Çocuğun okula gitmeyi reddettiği durumlarda ebeveynler kendi içerisinde kesinlikle tutarlı olmalıdır. Baba çocuğu okula gitme konusunda ikna etmeye çalışırken anne çocuğun evde kalmasına izin verecek şekilde yaklaşmamalıdır. Çocuklar çok iyi gözlemleyicidirler, anne baba arasındaki bu tutarsızlığı hemen fark ederler ve bunu sonrasında profesyonel bir şekilde kullanırlar. 
  • Çocuğun okula düzenli bir şekilde gidip gelmesi sağlanmalı. Çünkü okuldan ne kadar uzak kalırsa çocuk tekrar geri dönme ve adapte olma noktasında o kadar sıkıntı yaşayacaktır. 
  • Çocuğun okulda arkadaşları ile bir sorun yaşayıp yaşamadığı öğrenilmeli. Arkadaş ilişkileri temelli bir sorun varsa öğretmen ve aile desteği ile bu sorun çözülmeli. Bu dönemlerde akran zorbalığı ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. 
  • Çocuğun korkusu ile dalga geçilmemeli, “ Neden bebek gibi ağlıyorsun? ya da “Bak arkadaşların senin gibi yapıyorlar mı?” şeklinde rencide edici yaklaşımda bulunulmamalı. 
  • Çocuğun kendi başına yapabildiği şeyleri takdir etmeli, dışarı çıkıp arkadaşları ile oyun kurması ve sosyalleşmesi noktasında teşvik edilmeli. Böylece okulda da tek başına dışarı çıkmak ya da arkadaşları ile oyun kurma noktasında sıkıntı yaşamayacaktır.
  • Sabah erken kalkma ve hazırlanma kısmında sorun yaşamamak ve güne stres ile başlamamak için okul açılmadan önce çocuğun uyku saatleri düzenlenmeli. Hazırlıklar akşamdan yapılmalı.
  • Okula gitmeden önce yapılan güzel bir kahvaltı çocuğun güne neşeli başlaması ve evden mutlu bir şekilde ayrılması noktasında yardımcı olacaktır. 
  • Okul korkusu yaşandığı ve çocuğun sınıfa girmeyi reddettiği durumlarda, ebeveynin sınıfa girip çocuğun yanında oturması hem çocuğun alışma sürecini uzatacaktır hem de diğer çocukları da olumsuz yönde etkileyecektir. 


Ne Zaman Destek Almak Gerekir?

  • Çocuğun bu huzursuzluğu ya da okula gitmeyi reddetmesi  yaklaşık olarak 2 – 3 haftadan fazla sürdüyse, bir uzmandan destek almak faydalı olacaktır. 
  • Okul korkusunun tedavisi için kullanılan bir ilaç yoktur. Bu sebeple aile eğitimi ve psikoterapi etkili olacaktır. 
  • Terapi sürecinde çocuğun korkusunun temelinde ne olduğunun bulunması ve aile ile iş birliği içerisinde çocuğu huzursuz eden şeyin üstesinden gelmek hedeflenmektedir. 
Bu sebeple siz de bu süreci kaygılı ve zorlu bir şekilde geçiriyorsanız uzmanlarımızdan destek almanız sağlıklı bir karar olacaktır. 

Etiketler
Bir yorum yaz